NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Tanım

BEN BİR TAVŞANIM !!! Minik tavşanım ,oğumun sevdiği çizgi flim ktem, sevdiği yiyecekler peynir yutumurta pizza (tıpkı asu teyzesi, bozulma meloş) sevdiği flimler cesur civciv lilo stiç arabaları çok seviyor bide komşumuz var namık ustası ona hayran ona büyük insan gibi davrandıkları için çok seviyor en büyük hayali arabayı kendisi sürmek oda olacak inşallah tosunum büyüyecek babası gibi araba kullanacak.Allah çocuklarımızı bağışlasın...


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* ATATÜRK(FOTORAFLARI)
* ATATÜRK(BİLGİLER)
* İSTİKLAL MARŞI (MUTLAKA İZLEYİN)
* MEHTER MARŞI
* ANİMATÜRK
* oyaamma
* oyaamma1
* muge71
* muge1971
* sehitlerolmaz
* POLYANNA
* iremkiz
* iremkizdenkodlar
* benturuncuyum
* alpman
* HAYALCEM

Kategoriler


SEVMESİNİ BİLENE !!!

ASU TEYZEDEN

 KOŞULSUZ, SORGUSUZ ,SUALSİZ ,HESAPSIZ

MEVSİMSİZ,

 ÖZGÜRCE SEVENLERE...

 

SEVGİNİN MEVSİMİ VARMI ?

 

Çiçekler, meyveler gibi...

Yaz, sonbahar ya da kış.

Nedense duygu rüzgârları hep ilkbahara yakıştırılır.

Coşkular, tutkular hep baharı simgeler.

Gürül gürül akan sel sularına pek yaraşsa da
bir mevsimle sınırlandırılamaz duygular.

Ne zamanı ne de yeri vardır sevginin. Ne de kuralı...

Ilık bir rüzgârda olabilir, savurup götüren bir fırtına da.

Buz gibi yalnızlıkları da yaşatır, sıcacık özlemleri de...

Gün ışığı olur, süzülür yüreğinize, ısıtır kavurur belki de yakar.

Yine de onu arar, ona koşar insanoğlu.
Yakınsa da bıkmaz.
Ya yüreğinde saklar sımsıkı
ya da kaçırır parmaklarının arasından...

Çünkü özgürdür sevgi.

Tutsak edilmeyi sevmez.

Neden ille de ilkbahar rüzgârları?...

Oysa hemen ardından yaz gelir.

Ve gerçek sevgi yaza daha yakındır.

Yakan, kavuran yine de iyi ki var denilen sevgi...

Buğday güneşsiz olgunlaşamaz.
Ve sevgi, ekmek gibi,
su gibi gerçeğidir insanın...

Acı da çektirse, ısıtır, yüceltir, olgunlaştırır sizi.

Anılarınızda neler var?

Neler kaldı kocaman yazdan?

Yüreğinizde sakladığınız yıldızlar mı?

Yoksa bir mevsimlik Yaz duygusu mu?

Hani yaz yağmurları gibi geçiveren...

Olsun...

Yaşanılan her güzelliğe saygı göstermek gerek.

Yaşamının baharında olan da,
Sonbahara doğru yol alan da ıslanabilir bu yağmurlardan.

Olsun varsın.

Sevgi yağmur gibi yağacaksa ve sırılsıklam ıslatacaksa sizi,
bırakın yağsın gönlünce...

Sevebilen bir yüreğiniz varsa,
sevgiye saygınız da varsa eğer,
dört mevsim bahar ve yazdır sizin için.
Kışlardan korkmanıza hiç gerek yok!

Sevgi kaynağınız ısıtır sizi...

Suna TANALTAY

 

Müni&Tavşan

Yorumlarınızı Bekliyoruz

 


Tarih: 09:35, 23/6/2006 Kategori: ana sayfa
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

ÖZLEM !!!

Amcamın torunu Melisa

dünyalar güzeli Hacer'inde biricik kızı onları çok seviyoruz ve onlarla görüşmeyi bekliyoruz .

ÖZLEDİKKKKKK

 

Müni&Tavşan

Yorumlarınızı Bekliyoruz


Tarih: 15:27, 22/6/2006 Kategori: sevdiklerim-sevmediklerim
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

UMUT !!!

KÜÇÜK BEYAZ BULUT


 

Küçük beyaz bulut dağların üzerinde gülümsedi.
Armut ağacının gölgesinde yatmakta olan Hasan,
gözlerini küçük beyaz buluttan ayırmadan
kardeşi Esma’ya seslendi:

- "Esma bak, buluta bak buluta."

Esma, buluta baktığında; onun, küçük, tekerlekli bir
bisiklete benzediğini şaşarak izledi.

- "Benim de öyle bir bisikletim olacak." dedi Hasan.

“Benim de uzun saçlı, kocaman bir bebeğim olur mu?”
diye düşündü Esma. Küçük beyaz bulut, o anda
upuzun saçlı kocaman bir bebek oluverdi.
Esma’nın minicik beyninde büyüdükçe büyüdü,
kalbi hızlı hızlı çarpmaya başladı.
Alır mıydı babası?
“Yağmur yağar, iyi ürün alırsak
alacağım demişti.”. Ama alır mıydı?

Elindeki çapayı cılız pamuk saplarının dibinde
birkaç defa gezdiren Cemal doğruldu, belini tutarak.
Yüzünü armut ağacına çevirdiğinde;
çocuklarının gökyüzünü izlediklerini gözledi.
Küçük beyaz bir buluttu gözledikleri. Bu mevsimde
bir pamuk yumağı gibi gökyüzünde belirir,
sonra yitip giderlerdi. Ne gölge verirler,
ne de yağmur olup bereket sunarlardı.
Yarı eğildi, çapayı yavaşça kaldırıp,
ümitsizce indirdi susuzluktan çatlamış kuru toprağa.
Birkaç güne kalmaz bu pamuklar kuruyup giderlerdi...

Hacer, kovanın ipini saldıkça saldı kuyuya.
Yetmedi ip, eğilip uzandı kuyunun taşına,
kolunu uzatabildiği kadar uzattı. Güç bela
doldurabildi kovayı. Nereye gitmişti bu sular?
Akarsular kurumuş, kuyularda su bitmişti...

Hasan, tekrar bulutu göstererek:

- "Esma bak, dedi. Şimdi de kamyon oldu.".

Hafiften gülümsedi çocuklara küçük beyaz bulut,
sonra kendisini belli belirsiz esen rüzgara bıraktı.
Dede oldu, koyun oldu, uçurtma, tren, umut oldu,
umutsuzluk oldu. Kendisine katılmak isteyen
su tanecilerinden özenle uzaklaştı.
Büyük kara bulutlara hiç yaklaşmadı.

Kaç zaman geçmişti hatırlayamadı,
tekrar rastladığında başı öne eğilmiş,
gözleri dolmuştu Hasan’ın. Cemal,
tarlanın bir köşesinde acı acı çekiyordu sigarasını.
İçinde Hasan’a vurduğu tokadın burukluğu...

Küçük beyaz bulut bisiklet oldu,
uzun saçlı kocaman bir bebek oldu,
kamyon oldu ama ne Hasan’ın, ne de Esma’nın
öne eğilmiş başlarını yukarıya kaldıramadı.

İki damla yaş süzüldü Esma’nın gözlerinden,
içinde uzun saçlı kocaman bir bebek olan,
iki damla yaş ıslattı toprağı.

Küçük beyaz bulut, birden bire karardı,
ağladıkça ağladı...
Bereket oldu.

 

İrfan MUTLUER

yorumlarınızı bekliyoruz

Müni&tavşan

 


Tarih: 06:37, 21/6/2006 Kategori: ana sayfa
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

GÜNAYDINNNNNN

 

 

YORUMLARINIZI BEKLİYORUZ

 

MÜNİ&TAVŞAN


Tarih: 06:14, 19/6/2006
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

CANIM BABAM !!!

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

 

YORUMLARINIZI BEKLİYORUZ

 

MÜNİ&TAVŞAN


Tarih: 18:40, 17/6/2006 Kategori: sevdiklerim-sevmediklerim
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->